| Somatoform Bozukluklar |
Sayfa 1 - 3
Hipokondriasis (Hastalık Hastalığı) Hipokondriasis, kişinin bedeninde bir bozukluk olmadığı halde sürekli hastalık kaygıları ve çeşitli bedensel yakınmalarla seyreden durumudur. Sıklık ve yaygınlık yeterince bilinmemektedir. Bu hastalar sıklıkla psikiyatri dışı hekimlere giderler; hekim hekim dolaşırlar. Genç yaşta başlamakla birlikte 40-60 yaşları arasında daha sık görülür. Kadında ve erkekte aynı orandadır. Gelişmekte olan toplumlarda hipokondriasis ve başka tür Somatoform Bozuklukların daha sık görüldüğü kabul edilmektedir. Aşağıdaki belirtilerin varlığı halinde hipokondriasisten bahsedilir.
Bu hastalarda, hastalanma korkusu ya da aslında olmadığı halde ciddi bir hastalığı olduğu inancı vardır. Kişinin beden semptomlarını yanlış yorumlaması söz konusudur. Herhangi bir organ ya da işlevsel sistem etkilenebilir. Mide-barsak, kalp-damar sistemleri ile ilgili olanlar, en sık olarak görülenlerdir. Hastalar, bir hastalık ya da organlarında kötü işleyiş olduğuna inanırlar. En sık yakınmalar Mide-barsak, kalp-damar sistemleri ile ilgili olanlardır. Muayenede bir bedensel hastalık bulunmaması ve laboratuar testlerinin normal çıkması, kısa süre için hastaya bir güven sağlasa da belirtiler tekrar geri döner. Günlük dilimizde bu kişilere “hastalık hastası” denilir. Kalp uzmanına gider; kalp elektrosu ve muayene normal çıkar. Sonra aynı uzmana ya da başka uzmana. Bir çanta dolusu tıbbi evrakla dolaşır durur. Arada iyileşmelerle seyretmekle birlikte kronik gidişli bir hastalıktır. Alevlenmeler, genellikle saptanabilir bir yaşam stresi ile bağlantılıdır. Eğer başka bir bedensel hastalık eklenirse daha ağır seyreder. Konversiyon (Sinirsel Bayılma Bozukluğu) Konversiyon bozukluğu, altta yatan organik bir neden bulunmaksızın ortaya çıkan, bayılma, felç olma ve duyu kaybı gibi nörolojik belirtilerdir. Hastalar sorunlarının ruhsal olduğunun farkında değildir ve istemli olarak bu belirtileri kontrol edemezler, yani belirtiler bilinçli olarak ortaya çıkmaz. Batı ülkelerinde nadir görülen bir hastalık olmasına rağmen yurdumuzda sık rastlanmaktadır. Toplumda ne sıklıkta olduğu tam olarak bilinmemektedir, ancak kadınlarda erkeklere oranla 2-3 kat fazla görülmektedir. Her yaşta görülebilir, çocuklarda da nadiren görülebilir, sıklıkla ergenlik ve gençlik döneminde ortaya çıkmaktadır. 10 yaşın altında ve 35 yaşın üstünde seyrek görülmektedir. Ancak araştırmalar 50-60 yaşları arasında hastalığın görülme oranının tekrar arttığını göstermektedir. Çocuklarda dayak ve cinsel taciz hastalığın görülme oranını artırmaktadır. Düşük sosyoekonomik seviyede daha sık rastlanmaktadır. En sık görülen belirtiler şunlardır;
|
![]() | Bugün | 124 |
![]() | Bu Ay | 1245 |
![]() | Toplam | 136425 |